Müsveddelerin Dünyasında
21 yaşımda aklıma kazımışlardı, okuyup bitirdiğin kitabı yeniden okumanın anlamsız olduğunu. O dönem, kitaplarla nedenini anlayamadığım bir bağ kurduğumu hissediyordum ama tarif edemiyordum. Sadece yeniden okuma isteğini bastırmaya çalışmakla yetindiğimi hatırlıyorum... 8 yıl boyunca, sorgulamadan, aklıma kazıdıkları düşünceyle yaşamaya devam ettim. Birkaç gün önce, bu tabuyu yıkmaya ve daha önce tanıştığım karakterleri yeniden ziyaret etmeye karar verdim ve ilk olarak Raif Efendi’ye uğramayı seçtim... Son iki yıldır, beyhude bir çabayla insanlara anlatmaya çalıştığım duygularımı meğer nasıl da tıpatıp aynısını yaşamış ve bunları kelimelere döküvermişti... Raif Efendi benim yaşadığım aşkın aynısını tatmıştı... Ben yalnız değildim... Tamam kabul ediyorum. Raif Efendi’nin duyguları ve tutkusu sararmış sayfaların arasında kalmaya mahkûmdu ama bu, yaşadığı duyguların gerçek olduğunu değiştiremez!!! Beni anlayan, bunları yaşayan biri vardı. Raif Efendi fiziki olarak yoktu ama kelimelerin...