Bir Kahraman Olmadım... Sahte de Olmadım.

Çocukluğumdan beri onlarca kahramanım oldu.
Başlarda televizyonda izlediğim çizgi dizilerde; Superman, Örümcek Adam, Kaptan Amerika gibi kahramanlara özenerek insanları kurtarmak, yardım etmek, başka insanların kahramanı olmak istedim.

Büyüdükçe, kahramanlarımın gerçek dünyada var olmadığını; sadece davranış ve düşüncelerimi yönlendiren birer araç olduklarını fark ettim. Ben de daha "gerçekçi" kahramanlar edinmeye başladım kendimce. Doğruluk, dürüstlük, vicdan gibi değerleri bana aşıladığına inandığım insanlara tutundum.

Elimle tutabildiğim, gözümle görebildiğim ve konuşarak sorular sorabildiğim bu kahramanlarımın bazıları ailemdeydi, bazıları yakın çevremde, bazıları ise okulda öğretmen olarak hayatımda yer edindi.
Hareketleri, tavırları, düşünceleriyle beni bir yerlere getireceklerini, onların bana aşıladığı fikirler sayesinde önemli biri olacağımı sandım.

Onları taklit ettim, değer verdim, fikirlerini aldım, düşüncelerimi paylaştım.

Ama zamanla anladım ki, televizyondaki o gerçek dışı kahramanları özel kılan şey, kusursuz olmalarıydı. Maske takmadıklarında bile iç dünyalarında aynı şekilde iyi ve dürüst kalabiliyorlardı.
Gerçek dünyada ise...
Kahramanlarımın göründükleri gibi olmadığını, kusurlu varlıklar olduklarını, onları gözümde ne kadar büyüttüğümü fark ettikçe yaşadığım hayal kırıklığı, çizgi filmlerin gerçek olmadığını öğrendiğim andaki hayal kırıklığından çok daha büyüktü.

Gerçek kahramanların varlığı üzerime yapışmıştı.
Hayatımı onlar gibi olmamak için, hatta onlardan daha iyi olabilmek için; noksan kaldıkları yerleri kendimde tamamlayarak daha üstün biri olmak için çok uğraştım.
Ama gerçek dünyada süper gücün olmayınca, yaraların iyileşmesi epey zaman alıyor.

Hayal kırıklığının ruhumda bıraktığı çiziklerden kurtulamıyorum.
Çizikler arttıkça, kusurlu kahramanlarımın bir kopyası olmaya daha da yaklaşıyorum.
Ve o çiziklerin verdiği acı, beni gitgide daha ön yargılı, umursamaz, sevgi ve mutluluktan uzak, pasif bir kötüye dönüştürüyor.

Bazen toparlandığımı düşünüyorum.
Ama hatırlamanın üzerimdeki laneti o kadar güçlü ki...
Eskisi gibi olamayacağımı kabul etmek üzereyim.

Artık bir kahraman olmak istemiyorum.
Çizgi film kahramanlarımın hayranı olarak kalmaya razıyım.
Fakat biliyorum... her şey için çok geç.

Şundan eminim:
Bir kahraman olamadım...
Ama başkalarının hayallerini yıkacak sahte bir kahraman da olmadım.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

“Doğum Günü: Bir Zamanlar ve Şimdi”

Solma Papatyam

Göğsümdeki Sızıya Ne Oldu?